Kaleden
ve karşıdan bakıldığında, Mardin evleri birbiri üstüne yığılmış
gibidir. Doğal konumdan doğan bu üst üste yapılaşma, kente özgün bir
görünüm kazandırmakta ve ağaçlıklı görünümüyle kale eteğinden başlayarak
ovaya basamak biçiminde inen ak evler, ilginç bir çelişki
yaratmaktadır.
Ortaçağ
mimarisini günümüzde sürdüren bu yapılaşma “Kuzey Suriye mimarisine
sınır olan Urfa ve Kuzey etkileriyle karışık Diyarbakır’ın şehircilik
strüktüründen (yapısında farklı olarak, bir kapalı bölge karakteri
göstermektedir”).
Mardin
evlerinde kullanılan malzeme taştır. Ancak kullanılan bu taş normal
taştan farklı olarak adlandırılan açık renkli sarımsı yapıdadır. Bu
taşların en büyük özelliği kesilebilmesinden dolayı rahat bir şekilde
işlenebilir özellikte olması zengin süsleme elde edilmesini sağlamıştır.
Kolay işlenen ve ocaktan çıkartılan bir süre sonra sertleşen bu kireçli
oluşum Mardin yapılarının her devrinde aynı rahatlıkla halen
kullanılmaktadır. Bu evlerde herhangi bir sıva malzemesi kullanılmaz.
Belirli zamanda taşların temizlenmesi amacıyla, taş kırıntıları kum
haline getirilerek ve bu kum ile duvar temizlenir. Duvarların örülme
işleminde ise kireç ile karıştırılan bu kumdan harç elde edilir. Bu harç
ile duvar örülür. Mardin’de ahşap malzemenin kullanılmamış olması
ağzından değil, Mardinlilerin taşçı geleneğine sıkı sıkıya bağlı
olmasından kaynaklanmaktadır. O kadar yerleşmiştir ki bugün bile beton
yapılar yadırganmaktadır

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder