Pages

Ads 468x60px

20 Haziran 2013 Perşembe

Dargeçit İlçe Tanıtımı 4

DARGEÇİT İLÇE HARİTA
Milattan önce 500-1000 yılları arasında bölge bir çok kavimlerin istilasına uğramıştır.Makedonyalılar, Persler, Romalılar, bölgeden gelip geçmişlerdir. Dargeçit ilçesinin asıl meskun bir hale yani bölge olarak kuruluşu bu devreye ve özellikle "Selefkuslar" devrinden başlar. Milattan sonra 5.yy kadar Hıristiyanlığın bölgeye hakim olduğu görülür. Ancak İslamiyet'in yayılışı ile birlikte Arap akınları başlamış, VII.yy' da Halit İbn-i Velid komutasındaki Arap orduları bu bölgeyi ele geçirmişlerdir. Abbasilerin bölgeye hakim olmalarıyla imar hareketine başlamış, Harun Reşit zamanında Dargeçit ve köylerinin çoğu kurulmuştur.

Milattan sonra X.yy'da Büyük Selçuklu devletinin yıkılışı ile birlikte bölgeye Artuk'lular hakim olur. Melik Sökmen devrinde (II.yy) Artuklu devleti gelişerek batıda Halep, doğuda Musul ve Bitlis, kuzeyde Harput (Elazığ), güneyde Darzoru'ya kadar hakim olur.

1401 yılında Timur'un Mardin'i istila edip Artuklu hükümdarı Sultan İsa'yı esir alıp Semarkant' a götürmesinden sonra Artuklu devletinin bölgedeki hakimiyeti sona erer. Timur, Sultan İsa'yı vergi ödemek şartıyla bırakmıştır.

 

Dargeçit, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin güneyindeki Mardin iline bağlı şirin bir ilçe merkezidir. Yüzölçümü yaklaşık olarak 550 km2'dir.Ortalama rakım 900m civarındadır.Doğusunda Şırnak ilinin Güçlükonak ilçesi, batısında Midyat, Kuzeyinde Batman iline bağlı Gerçüş, güneyinde ise Şırnak iline bağlı İdil ilçesi bulunmaktadır.

2000 yılında yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre Dargeçit ilçesi genel nüfusu 26.240 'dır. 1990 yılından sonra göç eden köylerin ilçe merkezine yerleşmesiyle ilçe merkezinin nüfusu artmıştır. Dargeçit İlçe Tanıtımı 1

Dargeçit İlçe Tanıtımı 3

Dargeçit ve havalisine ait elde mevcut tarihi belgelerden en eskileri Asur Kralı I.Adad Nirari ve oğlu I.Salmanasır zamanlarına rastlar. Bu iki hükümdar devrinden kalma "Kaşairi Dağları " adı ile anılan mıntıkanın Tur Abidin, yani Mardin-Dargeçit bölgesi olduğu bilinmektedir. Bu havali ile ilgili diğer bir coğrafi deyim "İzala" dır. Bölgede bulunan çivi yazılı tabletlerde ve Bizans, Roma


 kaynaklarında Mardin-Dargeçit eşiğinin güney yamaçları İzala olarak tabir edilir. Milattan sonra II.yüzyılda Yunan yazarlarından Arrianus ve Ptolemaevs bahsedilen Masios dağı da Mardin-Dargeçit arasındaki coğrafi bölgeden bahsetmektedir.Milatan sonra IV.yy tarihçilerinden Antakyalı Ammianus Mercellinus eserlerinde Mardin-Dargeçit arasındaki coğrafi bölgeden bahsetmektedir.Bu da Dargeçit tarihinin çok eskilere dayandığını göstermektedir.

Dargeçit ilçesinin tarihi, Türklerin Ortaasya'dan göçüp Anadolu'ya gelmeleri ile başlar. Orta Asya'dan göç eden Türklerin bir kısmı Mezopotamya dediğimiz Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan yere yerleşmişlerdir. Anadolu'ya gelen Türkler "Eti" Türkleridir. Etiler(Hititler) Orta Asya'da iken çobanlık ve tarımla uğraştıklarından gittikleri yerlerde de bu işle uğraşmak için verimli toprakları ve su boylarında kendine yurt edinirler. Eti devletini kuran Mitanni'ler bölgeden geçerlerken, hayvanlarına barınak yeri yapmışlardır. Daha sonra Orta Asya Türklerinin öncü göçebeleri olan konuk Türkler bölgeyi ele geçirmişlerdir. Konuklar asırlar boyunca hakim olmayı başarmışlardır.

Dargeçit İlçe Tanıtımı 2

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri üzüm, buğday, arpa, mercimek ve nohuttur. Hayvancılık önemli gelir kaynağıdır. En çok koyun ve Ankara keçisi beslenir. İlçe merkezi Akçadağ eteklerinde kurulmuştur. Midyat’a bağlı bir bucakken 19 Haziran 1987’de 3392 sayılı kânunla ilçe oldu.
Dargeçit ilçesi, ülkemizde eski ve yeni uygarlıkların iç içe yaşadığı nadir ilçelerden biridir. Yukarı Mezopotamya uygarlığının merkezlerinden olan Dargeçit, kuruluş yeri ve mimari özellikleri olarak dünyada eşine çok az rastlanan bir yapıya sahiptir.

Hıristiyanlık öncesi ve sonrası çağlara ait uygarlık eserlerin, Türk İslam kültürü ile kaynaşarak günümüze kadar gelmesi,güzel bir sentezin ifadesi olarak görülebilir.


Dargeçit İlçe Tanıtımı 1

MARDİN İLİ DARGEÇİT İLÇESİ
DARGEÇİT İLÇE TANITIM
DARGEÇİT  MARDİN İLİNE BAĞLI BİR İLÇEDİR
DARGEÇİT TARİHİ,DARGEÇİT COĞRAFYA,DARGEÇİT ULAŞIM,DARGEÇİT KÜLTÜR,DARGEÇİT RESİMLER,DARGEÇİT FOTOĞRAFLAR
,DARGEÇİT MANZARALAR,DARGEÇİT GÖRÜNTÜLER,DARGEÇİT KÜLTÜR,DARGEÇİT VİDEO,DARGEÇİT SPOR,DARGEÇİT TARIM
,DARGEÇİT MARDİN,DARGEÇİT HABER,DARGEÇİT EMLAK,DARGEÇİT KONUT,DARGEÇİT KİRALIK,DARGEÇİT SATILIK,DARGEÇİT EĞİTİM
,DARGEÇİT OKUL,DARGEÇİT LİSESİ,DARGEÇİT SAĞLIK,DARGEÇİT HASTAHANE,DARGEÇİT PANSİYON,DARGEÇİT YURT,DARGEÇİT OTEL
,DARGEÇİT DERNEK,DARGEÇİT BİTKİ,DARGEÇİT DOĞA,DARGEÇİT TURLAR,DARGEÇİT EKONOMİ,DARGEÇİT TİCARET,DARGEÇİT HAYVANCILIK
,DARGEÇİT SOSYAL YAPI,DARGEÇİT ÖRF,DARGEÇİT DAĞLAR,DARGEÇİT AKARSULAR,DARGEÇİT İKLİM
,DARÇEÇİT TARİHİ ESERLERİ,DARGEÇİT,MARDİN DARGEÇİT
Dargeçit, Mardin'nin kuzeydoğusunda Dicle Irmağının geçtiği Ilısu'ya yaklaşık 15 km uzaklıkta yer alır. Dargecit, yüz ölçümü yaklasik 550 km2 olup Mardin iline 110 km.uzaklıkta, en yakin ilçe olan Midyat'a ise 38 km.


 uzaklıkta olan Dargeçit'in doğusunda Dicle Nehri'nin sınır oluşturduğu Güçlükonak, batısında Midyat, kuzeyinde Gercüs ve güneyinde idil ilçeleri bulunmakta. 37° doğu enleminde ve 41° boylamında yer alan Dargeçit'in yükseltisi ise 1023 metredir.

Dargeçit: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 31.436 olup, 10.079’u ilçe merkezinde, 21.357’si köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 32 köyü vardır. İlçe toprakları düzdür. Dicle Nehri Şırnak’la olan sınırından geçer.

17 Haziran 2013 Pazartesi

Mardin İli Tanıtım Videoları

MARDİN İLİ TANITIM VİDEOLARI
MARDİN VİDEOLARI,MARDİN VİDEO,MARDİN SEYRET,MARDİN VİDEOLARI,MARDİN VİDYODA,MARDİN VİDEOSU

10 Haziran 2013 Pazartesi

Mardin Spor Kulübü

MARDİN SPOR
MARDİNSPOR TARİHİ
MARDİNSPOR KURULRUŞU
MARDİNSPOR LOGO
Mardin’in ilk spor kulübü 1924 ila 1926 yılları arasında faaliyet gösteren ve daha sonra adı Gençlik Spor Kulübü olarak değiştirilen Bisiklet Spor Kulübüdür.
1935 yılında Kırmızı-Lacivert renklerle Jandarmagücüspor, 1950 yılında Siyah-Beyaz renklerle Dumlupınarspor ( Diğer adıyla Şevrepspor, takımda oynayanların yaş ortalamasının yüksek olması, hepsinin bıyıklı olması, Arapça’da bıyığın Şevrep anlamında gelmesi nedeniyle) takımı kuruldu. 1956 yılında Sarı-Lacivert renklerle Kalespor (diğer adıyla Timurspor) takımı, 1958 yılında Kırmızı-Beyaz renklerle Yıldızspor (şimdiki adıyla Cudispor) ve 1960 yılında Lacivert-Kırmızı renklerle Mezopotamyaspor ve daha sonraki yıllarda değişik tarihlerde Sağlıkspor ve Y.S.E Spor takımları kuruldu.
MARDİNSPOR LOGO
1969 yılında şu anda aralarında ebediyete göçmüş isimlerin aralarında bulunduğu kurucu üyeler A. Vahap SARACOĞLU, Davut DİNÇEL, Adil ÖZOMAY, Fuat MUNGAN, Salih AKALP, Ferhan ÇAĞATAY, Orhan PAMUKÇU, Hamit HAMZAOĞLU, Zeki YILDIZ ve Bedii AYANOĞLU’nun girişimleri ile Kalespor, Timurspor, Mezopotamyaspor, Gençlikspor takımlarının birleşmesi ile Mardinspor Kulübü kurulmuştur. Mardinspor’un ambleminde 
MARDİNSPOR ATKISI
Tarihi Mardin Kalesi silueti üzerinde minare ve kilise ön plana çıkarılarak, yüzyıllardır bir arada hoşgörü içinde yaşayan Müslüman ve Süryani toplumu irdelenmiştir. Takımın renkleri Lacivert-Kırmızı olarak belirlenmiştir. Lacivert birleşen takımların ortak rengi iken, Kırmızı ise renk uyumu için kabul edilmiştir.

Başkanlar
Takımın ilk kulüp başkanı A.Vahap SARACOĞLU ve Dr. Edip ERDOLU’dur. Daha sonraki yıllarda Edip Servet DEVRİMCİ, Aziz BARAN, Nezir DEVRİMCİ, Cemal SİNCAR, Necmi DEMİR, Davut BİROL, Mehmet KOZİKOĞLU, Muammer BEŞER, Murtaza NURDAĞ, Nedim KAYA, Semih ÇABUK (HOCAOĞLU), Abdullah ALTINTAŞ, Metin PAMUKÇU, Ferhan ADEMHAN, Cengiz BİNGÜL, Süleyman BÖLÜNMEZ, Çetin PAMUKÇU, Hadi ÇOMAKTEKİN, Tekin ALKAN ve Bülent ERDOLU gibi değerli ve saygın insanlar kulüp başkanlığı yapmışlardır.

Teknik Direktörler
Takımın ilk hocalığını Bedii AYANOĞLU ve Hanna ÇİLLİ beraber yapmışlardır. İlk profesyonel teknik direktörlüğünü Turan AĞILDAY yapmıştır. Daha sonraki yıllarda Abdullah MATAY, Erdoğan GÜRHAN, Köksal MESTÇİ, Şeyhmus ERASLAN, Çetin GÜLER, Selahattin ÜNLÜ (ARIN), Halis RENÇBER, Behzat ÇİÇEK, Metin CANTAY, Uğur YILDIRIM, Oğuz EMİROĞLU, Zafer GÜLER, Suat DEMİR, Muammer AYGÜL, Celal GENÇ, Turan YURDAKUL, Orhan KAPUCU, Turgut DEMİRTAŞ, Doğan AĞALDAY, Sabahattin BOZASLAN, İlker TOLON, Cevdet UZUNKÖPRÜ, Mustafa CEVİZ, Vedat BAYKALE, Rafet İYEM, Mesut DEMİR (DEMİROVİÇ), Nasır BELCİ, M. Fatih ZAMBAK, Erol TOK, Ahmet AKCAN, İsmail KARTAL, Feyyaz UÇAR, Ekrem AL, Şekip ELİK gibi değerli teknik direktörler Mardinspor’da değişik tarihlerde görev yapmışlardır.

Mardinsporun İlk Kadrosu
Takımın ilk dış transferleri Hopaspor’dan Engin (Nano) bir yıllık cezası nedeniyle top oynayamadan takımda bir sezon antrenörlük görevi yapmıştır. Yine ilk dış transferler arasında Gaziantepspor’dan Kaleci M.Ali, Diyarbakırspor’dan Mehmet ÇİÇEK, Mehmet EGELİ ve Lüleburgazspor’dan Kaan bulunmaktadır. Geriye kalan futbolcuların tamamı Mardin’li olup adları ve lakapları şöyleydi; Takım Kaptanı Hanna (Bilek kıran) , Necip TÜLAY (Nıco) , Ali KUMAÇ (Çalım Ali), Mahmut GÖKÇEOĞLU (Mıho), Kerim (Kermo Makso), Davut (Tivist), Sait (Tren), Bedir (Şaşo), Münir ve Ferit (Fırre), Suphi ve Celal (Kriko), İbrahim (Harara), Cemil (Sem’o), B. Mehmet (Çiçek), K. Mehmet (Egeli), Dicle (Dico), Suphi GÜL (Kımme), Enver (Komando), B.Suphi (Çolak), K.Suphi (Çilli), Metin (Mışmış), Münir (Hındo), B.Münir (Dıbbo), Bedii (Akraa), Zeki (Cımmo), Fahri (Dikke), Temir (Borfe), Abdulrezzak Özdener, Sıraç (Haddub) ve Veysi (Bala)’dan oluşmaktaydı.

Liglerde Mardinspor
Mardinspor kurulduktan sonra dönemin spor bakanı Gaziantep Milletvekili Kamil OCAK’ın müracaatları sonucu yine Gaziantep’li olan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref APAK’ın girişimleri sonucu bölgemizden Mardinspor ve Gaziantepspor takımları Türkiye 2.ci profesyonel ligine terfi ettirilmişlerdir.
Mardinspor 1970 –71 Sezonunda 2. lige terfi ettikten sonra 1971–72 sezonu sonunda amatör kümeye düşmüştür. 1973–74 sezonunda tekrar terfi maçlarında başarılı bir grafik çizerek 2. lige çıkmıştır. Ancak 1975–76 sezonu sonunda amatör kümeye tekrar düşmüştür. Amatör ligde mücadele etmekte iken Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 100 üncü doğum yılı nedeniyle 1980–81 yılında kurulmakta olan 3. Türkiye ligine, daha önce 2. ligde mücadele edip takımı bulunmayan Mardinspor, Çanakkalespor ve Ankara Sanayii Barbarosspor federasyonu kararı ile terfi ettirildiler. 1982–83 sezonu sonunda grubunda şampiyon olan Mardinspor tekrar 2 inci lige çıktı. 1983–84 sezonunda Türkiye Kupası çeyrek finalinde Trabzonspor ile eşleşen Mardinspor ilk maçı 1-0 ikinci maçı 5-1 kaybederek elenmiştir. 1984–85 sezonu sonunda 3 üncü lige düşen takım 1987–88 sezonu sonunda tekrar şampiyon olarak 2. lige çıkmıştır. Ancak sezon sonunda takım tekrar küme düştü. O yıl Mardinspor’un küme düşmesinde futbol dışında başka faktörler ve şaibeli olaylar rol oynadı. 3. ligde mücadele etmekte iken 1993–94 sezonu sonunda takım 3. ligden amatör kümeye düşmüştür. 1994–95 sezonu sonunda grup maçlarında şampiyon olmuş ve tekrar 3. lige çıkmıştır. 3.ligde uzun aradan sonra 1998–99 sezonunda ilk 3 sıraya girip Kuşadası’nda yapılan olan Play-off maçlarına katılmıştır. Ancak final maçında Düzcespor’a yenilip 2.lige çıkma şansını kaybetmiştir. 1990–2000 sezonu sonunda tekrar lig sonunda ilk 3 sıraya girip yine Kuşadası’nda yapılmakta olan Play-off maçlarına gitmiş ancak bu sefer ilk maçta Akçaabat Sebatspor’a yenilerek tekrar 2.lige çıkma şansını yakalayamamıştır. 2000–2001 sezonunda her gruptan 3 takımın 2. lige alındığı yıl Mardinspor grubunda şampiyon olarak 2.lige çıkmıştır. 2003–2004 sezonunda 2. lig B kategorisinde şampiyon olan Mardinspor 2.lig A kategorisine yükselmiştir. Yeni adıyla TFF 1. lig olan bu kategoride Mardinspor dördüncü sezonunun da (2007-2008) küme düşerek TFF 2. liginde mücadele etmeye başlamıştır. Takımımız halen TFF 2 lig Kırmızı gurupta mücadele etmektedir.

Not: Mardinspor'un Tarihçesine ait ilgilinizi çekecek görsel dökümanlara multimedya sekmesinde foto galeri kısmından ulaşabilirsiniz

Mardin İli Yemeklerin 5

PERDE PİLAVI (SİİRT YÖRESİ)

MALZEMELER :
Tavuk, keklik veya hindi eti, çiğ badem içi, un, yağ, yoğurt, karabiber, yumurta ve tavuk ciğeri, iri kıyma

YAPILIŞI :
Tavuk, keklik veya hindi suda pişirilir. Pişen bu etler kemiklerinden ayrılır. Pirinç de bunların piştiği suda pişirilir.
Bademler haşlanır, kabukları soyularak pembeleşinceye kadar yağda kavrulur, kıyma ve ciğer de kavrulduktan sonra yeterince karabiber ve tuz eklenir. Bu arada yumurta, yağ ve yoğurtla,su katılmadan hamur hazırlanır.
Pişirdiğimiz pilav, etler ve badem karıştırılır. Perde pilavını pişireceğimiz kaba uygun olarak hamur ikiye ayrılır, alta gelecek hamur daha büyük olmalıdır! Hamur açılır ve altını yağladığımız kabın içini tamamen kaplayacak şekilde yerleştirilir, bunun içine hazırladığımız karışım yerleştirilir ve diğer kalan küçük hamur parçası da açılarak tencerenin üst kısmına örtülür diğer hamurla hava almayacak şekilde birleştirilir, üstüne yoğurt sürülerek önceden ısıtılmış fırında pişirilir. Hamurun üstü iyi kızarınca fırından çıkarılan perde pilav bıçakla dilimler şeklinde kesilerek servis yapılır.
NOT: Bu pilavın pişirilmesi için her ne kadar özel tencere kullanılmakta ise de, fırın tepsilerinde de pişirilebilir, hamurların altına ve üstüne de ayrıca badem konabilir. Siirt yöresinde etlerle pilav karıştırılmamaktadır, bir kat pilav bir kat hazırlanan etlerden konur!

Mardin İli Yemeklerin 4

ÇİĞ KÖFTE :

MALZEMELER : 1 Kg yağsız et, 800 gr köftelik bulgur, 3-4 yemek kaşığı biber salçası, karabiber, yedi tür baharat, isot, 1 adet kuru soğan, bir bağ taze soğan, bir bağ maydanoz, tuz, 1 tatlı kaşığı toz şeker, bir tatlı kaşığı tarçın, dövülmüş kişniş, zeytin yağı, marul, domates, salatalık

YAPILIŞI : Et en az 3 kere kıyma olarak çekilir veya robotta merhem kıvamına gelinceye kadar çekilir, sinirleri temizlenir. 1 adet kuru soğan çok ufak doğranır. (Et robotta çekilirse birlikte çekiniz) Et, biber salçası, kuru soğan, baharatlar, tuz ve şeker geniş bir kapta 5 dakika yoğrulur. Bulgur da aynı kaba alınarak bu karışıma yavaş yavaş yedirilerek en az 30 dakika iyice yoğrulur. Daha sonra elimizi suya batırarak 10 dakika daha yoğururuz. Temizlenerek çok küçük doğranan maydanoz ve taze soğan da katılarak mıncıklar şekilde 5 dakika yoğurduktan sonra, 1 fincan zeytin yağı katarak 2-3 dakika daha işleme devam edin. Bu arada hazırlanan marul, söğüş domates ve salatalıkla birlikte servise sunun.

Not: Lütfen yoğuracağınız çiğ köfte de 1-1,5 su bardağından fazla su kullanmayınız. Buz ve domates suyu tercih etmeyiniz!
HİNDİ DOLMASI:

MALZEMELER:
Kesilmiş ve temizlenmiş 1 adet hindi, çiğ badem içi, 2 su bardağı pirinç, 250 gram ufak kuşbaşı et, hindi veya tavuk ciğeri, karabiber ve yeni bahar, tuz

HAZIRLANIŞI :
Bademler suda haşlanarak kabukları soyulur ve pembeleşinceye kadar yağda kavrulur. Kuşbaşı et ve küçük doğranmış hindi veya tavuk ciğeri de yağda pişinceye kadar kavrulur daha sonra yarım pişmiş pirinç, badem karabiber ve yenibahar ile karıştırılır. Bu iç hindinin içine doldurulur ve açık olan her tarafı dikilir.
Hindi bir tencereye yerleştirilerek üstüne su eklenir ve pişirilir, daha sonra çıkarılıp üstüne salça veya yoğurt sürülerek ısıtılmış fırında da 10-15 dakika pişirilir.
NOT: Hindinin içine isteğe bağlı,kuş üzümü de konabilir. Ayrıca yalnız fırında da pişirilebilir

Mardin İli Yemeklerin 3

KIZARTMA İÇLİ KÖFTE (IROK)

MALZEMELER (Yetkin Kavak'ın özel tarifi):
1 kg ince bulgur (simd), 1kg bir kere çekilmiş yağsız kıyma, 1/2 kg soğan, 400 gram çiğköftelik et, 2 yumurta, dövülmüş kişniş, karabiber, biber salçası, az isot, bir yemek kaşığı un, sıvı yağ, maydanoz

YAPILIŞI :
Bulguru soğuk su ile az ıslatarak bekletin, bu arada soğanları çok küçük doğrayın ve yağda pembeleşinceye kadar kızartın, sonra kıymayı da katarak beraber pişirin. Pişince az biber salçası, kara biber, az isot ve tuz katarak 2-3 dakika daha pişirmeye devam edin, daha sonra çok ufak doğradığınız maydanozları da katarak ateşten indirin ve soğumasını bekleyin. Bu arada ıslattığınız bulgura tuz, 2 yumurta, dövülmüş kişnişi ve 1 yemek kaşığı un karıştırarak yoğurun, az pekişince robot ile merhem gibi çektiğiniz eti de karıştırarak iyice yoğurduktan sonra
cevizden az büyük kopararak oyun (açın). Bu açtığınız hamurun içine soğumuş kıymalardan 1 tatlı kaşığı koyarak elinizin içinde elips gibi açın. Daha sonra kızarmış sıvı yağın içinde kızartarak servise sunun.

NOT: Bazı tariflerde kaynar su kullanın denmektedir, kesinlikle öyle bir hata yapmayınız! Bazı tariflerde de dışına patates ve içine ceviz önerilmektedir, bu da yozlaştırılmış halidir. Bazı yörelerde de iç olarak yeşil mercimek kullanılmaktadır.

HAŞLAMA İÇLİ KÖFTE (İKBEBET)
Bunun hazırlanışında iç aynı şekilde hazırlanır. Ancak dışın hazırlanışı ayrıdır. Dış için yarı yarıya ince bulgur (simd) ve dövme kullanılır. Hatta dövme çok zor bulunduğu ve çabuk bozulduğu için ben size irmik önereceğim.

Dövme ile yapılacaksa 1kg dövmeye 1 kg bulgur, irmik ile yapılacaksa 1 kg bulgura 1/2 kg irmik kullanınız! Bulgur, dövme & irmik bir kapta az soğuk su ıslatılarak (5-10 dakika) beklenir. Daha sonra 1 yemek kaşığı un, tuz ve dövülmüş kişniş eklenerek pekişinceye kadar yoğrulur. Daha sonra bu hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak parmak yardımı ile oyulur ve oyulan bu hamurların içine hazırlanan soğumuş içten doldurularak açık olan kısım elimiz yardımı ile büzgü gibi kapatılır. Hazırlanan bu köfteler kaynamış ve tuz katılmış suda 10-15 dakika kaynatıldıktan sonra servise sunulur. Sıcak olarak yenmesi gerekir! İsota batırılarak yenmesi önerilir.

NOT: Hazırlanan kızartma ve haşlama içli köfteler pişirilmeden dondurulmak kaydı ile uzun süre saklanabilir.
Dondurucudan çıkarılan köfteler çözülünceye kadar beklenir, sonra pişirilir. İlk günkü gibi olur!
SEMBUSEK :
Mardin'de genelde iki çeşit sembusek yapılmaktadır. Bunlardan birisi evde yapılır, biriside fırınlarda pişirilir.

MALZEMELER : Un, tuz, kıyma, soğan, maydanoz, yeşil biber, karabiber, yumurta, maya

YAPILIŞI :
a) Sac üzerinde pişirilen : 1 kg kıymaya yaklaşık olarak 750 gram soğan çok ufak doğranır ve pembeleşinceye kadar sıvı yağda pişirilir, daha sonra buna kıyma eklenerek pişirilmeye devam edilir. Pişince tuz, kara biber ve maydanoz katılır soğumaya terk edilir. Bu arada tuz katılmış un iyice yoğrulur ve lahmacun büyüklüğünde ince açılarak yarısına pişmiş kıymadan konur. Bu hamurun diğer yarısı yarım ay olacak şekilde katlanır, açık olan kısmı tabak yardımı ile yapıştırılır. (Açık kısmın üstünde tekerlek gibi döndürülen tabak yapışmasını sağlamaktadır). Hazırladığımız bu böreği saç veya teflon tavalarda pişirip servise sunabiliriz.

b) Fırında pişirilen : Bunun içinde aynı şekilde hamur hazırlanır (maya eklenir), hamurun mayalanması beklenir, hamura az sıvı yağ karıştırılır. İç için ise; ince doğranan, soğan, yeşil biber, maydanoz, kara biber, tuz ve kıyma çiğ olarak karıştırılır. (İsteye bağlı olarak içe biber salçası, isot da katılabilir)
Hamur lahmacun gibi açılır yarısına hazırlanan iç konarak boş kalan kısım yarım ay oluşturacak şekilde katlanır ve yine tabak yardımı ile açık kısımlar kapatılır. Bu arada yumurta kırılarak beyazı atılır ve sarısı çırpılır hazırlanan bu böreklere sürülerek fırında pişirilir.
NOT: Fırında pişirilen sembusek diğerinden çok daha hafiftir!

Mardin İli Yemeklerin 2

İŞKEMBE DOLMASI (KİBE) VE BUMBAR DOLMASI:

MALZEMELER :
4 KİŞİLİK
2 tane iyi temizlenmiş kuzu veya oğlak işkembesi, 1/2 kg kuş başı et, kuyruk yağı nane, tuz, 2 su bardağı pirinç, karabiber, az yeni bahar ve isteye bağlı nohut, yağ

YAPILIŞI :
İşkembeler yumruk boyunda kesilerek cep şekline gelecek şekilde etrafı dikilir, doldurmak için az açık bırakılır.
Bu arada az ufak doğranmış kuş başı et, küçük kuş başı şeklinde doğranmış kuyruk yağı, pirinç, nane, tuz ve baharatlar karıştırılarak iç hazırlanır. İsteye bağlı olarak içine nohut da konur, o zaman nohutlar pişirilir, soyulur ve ikiye ayrılarak karışıma katılır. Hazırlanan iç işkembelerin içine doldurularak açık kalan kısım da dikilir. Daha sonra düdüklü veya çelik tencereye konarak su eklenir pişinceye kadar kaynatılır.
Bumbar da aynı şekilde hazırlanan iç ile doldurularak pişirilir.
NOT : Bumbar ve İşkembe dolmasını temizledikten sonra doğranmış soğan ve dövülmüş kişnişe bulayarak en az 3-4 saat bekletmenizde fayda vardır
BİBER VE PATLICAN DOLMASI:

MALZEMELER :
Taze veya kurutulmuş patlıcan ve biber, ufak doğranmış kuş başı et, her dolma için 1 tatlı kaşığı pirinç, sumak, maydanoz, kuru soğan, domates ve biber salçası, ufak kuş başı doğranmış kuyruk veya zeytin yağı, karabiber, pul biber ve tuz.

YAPILIŞI :
Kuru patlıcan ve biberler kaynar suda 10-15 dakika kaynatılır (taze ise oyulur).Tane sumak 2 saat önceden suya konarak bekletilir. Diğer malzemeler karıştırılır, sumak suyunun yarısı eklenir. Patlıcan ve biberlerin içi sıkıştırılmadan doldurulur. Tencereye düzgün bir şekilde yerleştirilir, üzerine kalan sumak suyu ve biraz yağ eklenerek ateşe konur. Kaynamaya başladıktan sonra orta ateşte yarım saat pişiriniz.


Not: Sağlıklı kişiler kuyruğu da ufak kuş başı doğrayarak dolmanın içine diğer malzeme ile katabilirler. Lezzet olarak çok güzel. Ama sağlık açısından önermiyorum tabi.

Mardin İli Yemeklerin 1

MARDİN YEMEKLERİ
MARDİN MUTFAĞI
MARDİN SOFRASI
Yöre Mutfağı (Gastronomi)

Mardin’in kendine özgü yemekleri, yörede yetişen bitkilerin yardımı ve yaşam tarzının belirleyiciliğiyle geleneksel bir boyut kazanmıştır. Mardin mutfağının zenginliği, gelmiş geçmiş uygarlıkların kültür birikimleri ve yöre halkının medeniyetteki değişim sürecinde kendilerini yenilemedeki yetenekleri ile açıklanabilmektedir.
Çeşitli dinlerin dinsel törenleri için hazırlanan yemekler, düğün, doğum ve ölüm sonrası geleneksel günler ve ayinler için özel olarak yapılan hayır yemekleri, yöre mutfağını oluşturan ögelerden bazılarıdır.

Yöreye has baharatlar kullanılarak lezzeti arttırılan geleneksel yemekler arasında, ikbebet (içli köfte), ırok, semburek, kitel raha, etli dolma, kibe (şkembe dolması), kuzu çevirme, kaburga dolması, lebeniyye, zerde ve kahiyat sayılabilir.
Mardin'in çok özel yöresel yemekleri mevcuttur. Özellikle kıbbe, çiğ köfte, keşkek, zerde, cevizli sucuk, helva çeşitleri, cevizli tatlılar yenebilir.
KABURGA DOLMASI :

MALZEMELER :
4 Kişilik, 1kg Kuzu veya oğlak kaburga, 150 gr badem içi, tuz, karabiber, yenibahar, 250 gr
kuzu kuşbaşı et, 1 su bardağı pirinç, maydanoz veya reyhan, salça veya yoğurt
YAPILIŞI :
Kaburganın et ile kemik arası,kemik tarafı da delinmeyecek şekilde cep gibi açılır. Bademler
suda haşlanır ve kabukları soyulur. Yağda pembeleşinceye kadar kavrulur. Kuşbaşı et bademden
sonra aynı yağ ile kavrulur. Bu arada pirinç yarım pişirilir. Kavrulan badem, et, baharatlar, maydanoz
veya reyhan bir kapta karıştırılır. Kaburganın içi ve dışı tuz, karabiber ve yenibaharla ovulur.
Hazırlanan iç malzemesi içine doldurulur, etrafı dikilir. Geniş bir tencerede sırt kısmı az kızartılır.
Bir tencereye sırt kısmı yukarı gelecek şekilde yerleştirilir ve üzerine 3-4 su bardağı kaynar su eklenerek
orta ateşte buhar ile pişirilir. Etin körpeliğine göre 3-6 saatte pişer. Ara sıra kontrol edilerek suyu azaldıkça
kaynar su eklenir. Daha sonra pişen kaburganın üzerine yoğurt veya salça sürülerek önceden ısıtılmış
fırında 10-15 dakika pişirilir.

Not: Ayrıca kaburga içinin hazırlandığı gibi iç pilav yapılarak yanında servis yapılır.

24 Nisan 2013 Çarşamba

Mardin İli Tanıtımı 41

MARDİN EVLERİNİN MİMARİ PLAN AÇISINDAN İNCELENMESİ
Mardin evleri kalenin eteklerinden ovaya doğru birbiri üzerine yükselen teraslar halinde, tepenin güney yamacına yerleşmişlerdir. Yeri volkanik bir bölgedir. Tarihsel geleneği günümüzde sürdüren yapılaşma özgün bir mimari gelişmiştir. Mardin’deki tüm yapıların ön avlu cepheye bakmaktadır. Mezopotamya ovasına açılan kapılar tepenin eğimi üzerinde kuruldukları için en az iki katlıdır. Hiçbir evin gölgesi birbirinin üzerine düşmemektedir.
Güneş ışınlarının aksine düzenlenen daracık sokaklar iklim şartlarına göre yazın kavuruculuğunda gölgede kalıp insanları sıcaktan korur. Bu evlerde kullanılan taşlar sıcak ve soğukta daha da sertleşir. Taşların özelliklerinden dolayı yazları serin kışları sıcak olur. Kat tavanının meydana getirilişinde çapraz tonozlar kullanılır.


 Tavanlar iki veya dört tonozlu şekilde olur. Daha önce en az iki katlı olduğunu söylemiştik, alt kattan üst kat genellikle günümüzde kullanılmamakla beraber; ahır, alt kiler vb. amaçlarla kullanılmıştır. Giriş kapısından alt katın avlusuna girilir. Alt kattan üst taştan yapılan bir merdiven ile çıkılır.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Mardin İli Tanıtımı 49



Mardin İli Tanıtımı 48

Kasımiye Medresesi



Mardin kentinin güneybatısındaki tepelerin altında yer alan yapının inşasında düzgün kesme taş kullanılmıştır. Yapının mimari tarzından, Artuklu devrinde yapımına başlandığı ve Akkoyunlular döneminde tamamlanmış olduğu anlaşılmaktadır.
 Plan özellikleri, taş işçiliği ve süsleme motifleri, devir özelliklerine uygun olmasa da, bu anıtsal yapının Mardin’deki Artuklu devrinin son eserlerinden birisi olduğunu söylemek mümkündür. İki teras üzerine iki katlı olarak inşa edilmiş medrese, cami ve türbe ile birlikte külliye şeklindedir.

Mardin İli Tanıtımı 47




Mardin İli Tanıtımı 46

Deyrulzafaran Manastırı

Mardin ilinin 3 km. doğusunda bulunmaktadır. Yukarı Mezopotamya’nın tarihi yapıtlarından ve en tanınmış olanlarından biridir. Süryani Kadim cemaatinin dini merkezidir. Manastır, 4. yüzyılda kurulmuştur. O dönemden kalma mozaikler bugün de görülebilmektedir. Çeşitli devirlere ait üç ibadethane mevcuttur. Canlı bir tarih görünümünde olan manastırın en büyük özelliklerinden biri de içinde 52 Süryani Patriğinin mezarlarının bulunmasıdır

Mardin İli Tanıtımı 45

Mor Behnam (Kırklar) Kilisesi

5. yüzyılda yapılmıştır. Şar Mahallesi’ndedir. Kilise üç giriş kapısı, ince taş işçiliğine sahip mihrapları, dört yüz yıllık ahşap mihrap kapıları,
1500 yıllık kök boyası baskılı perdeleri, geniş avlusu içinde çan kulesi evi ve adeta dantel gibi işlenmiş taş oymacılığı örneklerinin yer aldığı divan ile dikkat çekmektedir. 1170 yılında kırk şehitlere ait kemikler bu kiliseye getirilmiştir. Bugün Mardin Metropolitlik Kilisesi’dir.

Mardin İli Tanıtımı 44

TARİHİ PTT BİNASI

DARA ANTİK KENTİ

Mardin İli Tanıtımı 43

Zinciriye Medresesi

Medrese Mahallesi’nin kuzeyinde yer almaktadır. 1385 yılında Melik Necmeddin İsa tarafından yaptırılmıştır. “Sultan İsa Medresesi” adı ile de tanınır. Timur ve ordusuyla mücadele etmiş olan Melik İsa bir süre bu medresede hapsedilmiştir.
Girişindeki taş işlemeler ve dilimli kubbeleriyle dikkat çeken medrese iki avlulu ve iki katlı olup, avluların dışında kalan mekanlar iyice yayılmıştır. Medresede Sultan İsa Türbesi ve birçok eski kitabe mevcuttur. Medrese aynı zamanda rasathane olarak kullanılması dolayısıyla yüksekte kurulmuştur. Bu yapı, geçmişte müze olarak da kullanılmıştır.
I

Mardin İli Tanıtımı 42

Eski Mardin evleri harem ve selamlık denilen iki bölümden oluşur. Erkeğin konuklarını ağırladığı oda vardır. Taş işçiliği açısından bu oda genelde evin özen gösterilmiş odasıdır. Bu bölümde kahve ocağı vardır. Ayrıca ev sakinlerinin ikamet ettikleri yer vardır. Büyük evler genelde olup L tipi olanlar da vardır. Harem bölümünün odalarında işlevsel bir ayrım gözetilmemiştir odalarda yemek yenilip, yatılıp ve oturulabilir durumdadır.
Günümüzde odalardan biri konuk odası düzenlenmiştir. Odalar avluya bakan revaklı yanlarında sıralanmıştır. Yazları kesme taş döşemeli eyvanda oturulur, geceleri yatılır. İklim nedeniyle kapı ve pencereler küçük tutulmuştur. Mardin evlerinde mimariye uygun olarak trabzanlar taşından yapılmaktadır.

Mardin İli Tanıtımı 40

 Kaleden ve karşıdan bakıldığında, Mardin evleri birbiri üstüne yığılmış gibidir. Doğal konumdan doğan bu üst üste yapılaşma, kente özgün bir görünüm kazandırmakta ve ağaçlıklı görünümüyle kale eteğinden başlayarak ovaya basamak biçiminde inen ak evler, ilginç bir çelişki yaratmaktadır.

Ortaçağ mimarisini günümüzde sürdüren bu yapılaşma “Kuzey Suriye mimarisine sınır olan Urfa ve Kuzey etkileriyle karışık Diyarbakır’ın şehircilik strüktüründen (yapısında farklı olarak, bir kapalı bölge karakteri göstermektedir”).
Mardin evlerinde kullanılan malzeme taştır. Ancak kullanılan bu taş normal taştan farklı olarak adlandırılan açık renkli sarımsı yapıdadır. Bu taşların en büyük özelliği kesilebilmesinden dolayı rahat bir şekilde işlenebilir özellikte olması zengin süsleme elde edilmesini sağlamıştır. Kolay işlenen ve ocaktan çıkartılan bir süre sonra sertleşen bu kireçli oluşum Mardin yapılarının her devrinde aynı rahatlıkla halen kullanılmaktadır. Bu evlerde herhangi bir sıva malzemesi kullanılmaz. Belirli zamanda taşların temizlenmesi amacıyla, taş kırıntıları kum haline getirilerek ve bu kum ile duvar temizlenir. Duvarların örülme işleminde ise kireç ile karıştırılan bu kumdan harç elde edilir. Bu harç ile duvar örülür. Mardin’de ahşap malzemenin kullanılmamış olması ağzından değil, Mardinlilerin taşçı geleneğine sıkı sıkıya bağlı olmasından kaynaklanmaktadır. O kadar yerleşmiştir ki bugün bile beton yapılar yadırganmaktadır
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız